
Travis Bickle, New York'ta yaşayan, ağır uykusuzluk (insomnia) çeken ve travma sonrası stres bozukluğu (PTSD) yaşayan 26 yaşında eski bir deniz piyadesidir. Geceleri uyuyamadığı için New York sokaklarında taksi şoförlüğü yapmaya başlar. Travis taksisinin camından şehre bakarken fuhuş, uyuşturucu ve suçla dolu Times Meydanı'nı adeta bir "lağım çukuru" olarak görür ve derin bir nefret besler. Bir başkan adayının seçim bürosunda çalışan güzel ve ulaşılmaz Betsy ile flört etmeye çalışır ancak onu bir porno sinemasına götürünce Betsy tarafından reddedilir. Bu kırılma noktası ve uykusuzluk haplarının etkisiyle Travis gerçeklikle bağını iyice koparır. Bireysel olarak silahlanır, vücut geliştirir ve meşhur "Are you talkin' to me?" (Bana mı diyorsun?) ayna monoloğu eşliğinde kendi adaletini sağlamaya karar verir. Hedefini önce başkan adayına suikast düzenlemeye, ardından ise sokaklarda tanıştığı 12 yaşındaki çocuk fahişe Iris'i pimi Sport'un elinden "kurtarmaya" çevirir. Film, sinema tarihinin en kanlı ve sarsıcı cinnet sahnelerinden biriyle zirveye ulaşır.